Boş Düşünce Balonu




Mutlu bir o kadar da Ufuk'lu! :))))





TAGGED POSTS

Tag One Tag two Tag three Tag four Tag five

CALENDAR

Posted 8 saat önce | 1 not
Posted 8 saat önce | 1 not
Posted 12 saat önce | 1.975 not | via | ©
Posted 12 saat önce | 42 not | via | ©
aklimaestikce:

çakıcan smacı çakıcan smacı

aklimaestikce:

çakıcan smacı çakıcan smacı

Posted 12 saat önce | 847 not | via | ©
Posted 12 saat önce | 3.635 not | via | ©
mutluluksadecebazilarinaittir:

Bazen rüzgarın saçımı dağıtmasına,
Yağmurun yüzümü ıslatmasına
Birilerinin kalbimi kırmasına izin veririm
Sonra; saçlarımı toplarım,şemsiyemi açarım,kalbimi kapatırım
Hepsi bu.

mutluluksadecebazilarinaittir:

Bazen rüzgarın saçımı dağıtmasına,

Yağmurun yüzümü ıslatmasına

Birilerinin kalbimi kırmasına izin veririm

Sonra; saçlarımı toplarım,şemsiyemi açarım,kalbimi kapatırım

Hepsi bu.

Posted 12 saat önce | 2.651 not | via | ©

Sevdigin adamin dizlerinde uyumasi.. parktasiniz,gunesiniz yaninda.. siz ne zaman bulussaniz en kotu hava kosulunda bile yaninizda olan gunes.. sizin gunesiniz. oyle bir an ki bu butun olumsuzluklari kafanizdan sildiginiz yalnizca dizinizde masumca uyuyan adami dusundugunuz,izlediginiz.. uyanmasin diye kipirdayamadiginiz.. hatta kipirmamak icin elinizdeki sigarayi bile sondurmeden yere biraktiginiz en tatli anlardan biri. Belki yarim saat belki de bir saat. Geriye kalan butun dakikalarinin yerini almasini istediginiz o tatli anlarda biri. Yasayip degerini bilmeniz dilegiyle..

Posted 1 gün önce
Posted 1 gün önce | 7.066 not | via | ©
tekadamm:

İtalo Calvino’nun bir hikâyesidir. Âşık olduğu sevgilisinin her anını fotoğraflamaya karar verir adam. Giderek bir saplantıya dönüşür bu. O kadar çok fotoğraf çekmeye başlar ki, sonunda kadın bıkar ve gider. Bu kez adam, kadının yokluğunun fotoğrafını çekmeye başlar. Kadın “her yerde olmadığı” için her şeyin ve her yerin fotoğrafını çekmeye başlar adam, her anın fotoğrafını. Giderek kadının yokluğu, var olan her şeye yayılmaya başlar böylece. Onun gibi bir şey işte.O yüzden bir genç adam da elinde kara bir boyayla dolaşıyor İstanbul’da bugünlerde. Her yere yazıyor:“Ne olur geri dönme”Belki önce kızın geçme ihtimali olan yerlere yazıyor. Sonra biraz düşününce başka yerlere. Sonra geceleri aklına geliyor kızın şehrin herhangi bir yerinde, orasında ya da burasında olabileceği, şuraya ya da buraya işinin düşebileceğini. Gidip oralara da yazıyor:“Ne olur geri dönme”Bunun ne acıklı olduğunu, ne korkunç bir alışmak olduğunu biliyor adam. Peki kadın biliyor mu? Adamın nasıl bir isyan ve inatla ağulu aşkı başından kovmaya çalıştığını? Geri dönse adamın yeniden bütün şehri dolaşacağını… Bütün şehri dolaşıp tek tek o yazıların üzerini daha da kara bir boyayla kapatmaya çalışacağını… Hayatın maskarası olduğunu düşünüp düşünüp enayiliğine ağlayacağını. Şimdi, bugün, hayatın karşısında böyle maskara olmamak için bağıra bağıra yazdığını o cümleyi:“Ne olur geri dönme”Ve bunun dünyanın en güçlü geri dön çağrısı olduğunu.İstanbul’da genç bir erkek, bugün, delirircesine istiyor bir kadının geri dönmesini. Şehir duvarlarının manşetlerine taşıyor bunu. O adama işte, kolay gelsin diyorum.

tekadamm:

İtalo Calvino’nun bir hikâyesidir. Âşık olduğu sevgilisinin her anını fotoğraflamaya karar verir adam. Giderek bir saplantıya dönüşür bu. O kadar çok fotoğraf çekmeye başlar ki, sonunda kadın bıkar ve gider. Bu kez adam, kadının yokluğunun fotoğrafını çekmeye başlar. Kadın “her yerde olmadığı” için her şeyin ve her yerin fotoğrafını çekmeye başlar adam, her anın fotoğrafını. Giderek kadının yokluğu, var olan her şeye yayılmaya başlar böylece. Onun gibi bir şey işte.
O yüzden bir genç adam da elinde kara bir boyayla dolaşıyor İstanbul’da bugünlerde. Her yere yazıyor:

“Ne olur geri dönme”

Belki önce kızın geçme ihtimali olan yerlere yazıyor. Sonra biraz düşününce başka yerlere. Sonra geceleri aklına geliyor kızın şehrin herhangi bir yerinde, orasında ya da burasında olabileceği, şuraya ya da buraya işinin düşebileceğini. Gidip oralara da yazıyor:

“Ne olur geri dönme”

Bunun ne acıklı olduğunu, ne korkunç bir alışmak olduğunu biliyor adam. Peki kadın biliyor mu? Adamın nasıl bir isyan ve inatla ağulu aşkı başından kovmaya çalıştığını? Geri dönse adamın yeniden bütün şehri dolaşacağını… Bütün şehri dolaşıp tek tek o yazıların üzerini daha da kara bir boyayla kapatmaya çalışacağını… Hayatın maskarası olduğunu düşünüp düşünüp enayiliğine ağlayacağını. Şimdi, bugün, hayatın karşısında böyle maskara olmamak için bağıra bağıra yazdığını o cümleyi:
“Ne olur geri dönme”

Ve bunun dünyanın en güçlü geri dön çağrısı olduğunu.

İstanbul’da genç bir erkek, bugün, delirircesine istiyor bir kadının geri dönmesini. Şehir duvarlarının manşetlerine taşıyor bunu. O adama işte, kolay gelsin diyorum.

Posted 1 gün önce | 190 not | via | ©
Posted 1 gün önce | 460 not | via | ©
Posted 1 gün önce | 237.251 not | via | ©
denizmanzarasi:

Uyurken seni izlemek, Nefesini hissetmek,Sana sarılmak,Gözlerimi açtığımda ilk seni görmek,Seninle uyumak ne muazzam şey olurdu.Uykuların en güzeli olurdu, ne de güzel olurdu.

denizmanzarasi:

Uyurken seni izlemek,
Nefesini hissetmek,
Sana sarılmak,
Gözlerimi açtığımda ilk seni görmek,
Seninle uyumak ne muazzam şey olurdu.
Uykuların en güzeli olurdu, ne de güzel olurdu.

Posted 1 gün önce | 2.196 not | via | ©
gokmavisie:

Düşündüğü gibi yaşamaya çalışanlar,çokça düşünür az yaşarlar.yaşadığı gibi düşünenler,az düşünür ve az yaşarlar.

gokmavisie:

Düşündüğü gibi yaşamaya çalışanlar,
çokça düşünür az yaşarlar.
yaşadığı gibi düşünenler,
az düşünür ve az yaşarlar.

Posted 1 gün önce | 1.037 not | via | ©

ekolar:

Bu aralar 20’li yaşlarda okuduğum kitapları yeniden okumaya başladım. O yaşlarda o satırlardan nasıl çıkarımlar yaptığımı hala çok net hatırlıyorum. J.D. Salinger sonrasında Hermann Hesse ile tanışmıştım. Hermann Hesse’den en çok aklımda kalan “Demian” kitabı olmuştu. “Abraxas” tanrıcığıyla ile…

Posted 1 gün önce | 1 not | via







© Boş Düşünce Balonu | Theme Licorice, DESIGNED BY: MISS-YANI | POWERED BY: TUMBLR

Tumblr Mouse Cursors